Bir varmış bir yokmuş,
Zaman tükenir kalpler kırılır olmuş
Rüzgar kum tanesine,
Yapraklar rüzgara küser olmuş
Ağrıyan yürekler
Acıyı kaldıramaz olmuş
Kırmızı başlıklı bir yolcu rüzgara seslenirken
Kendi yolunu bulmuş
Rüzgar gönül alırken
Fırtına gibi esmez olmuş
--
++kırmızı başlıklı yolcu.
kalbimi kırdın
doğrulmaz
munaya gerek duyulmaz
gönderse de keklerini
artık bakmaz muna geri
yanlışı yapan serseri
istenmez böylesi
+deli rüzgar.
tanrı bile dilemedi
kusursuz bir beşeri
++kırmızı başlıklı yolcu.
kırdığın bu beşer
sadece tanrının nefesi
ne onun kadar merhametli
ne onun kadar kudretli
başladı bir kere dökmeye incilerini
ne oyalı tülbent yeter
nede başka bir beserin sözleri
+deli rüzgar.
O vakit, memba-ı yaşam,
bu küstüren ve umut veren
bu sert ve engin çöl rüzgarı
fistanını toplayı p da gider.
ancak, yolcu dostum,
çöl insanı sınamaz. İnsan kendini sınar çölde.
bunu böyle göresin..
++kırmızı başlıklı yolcu.
yummuşum çöllere bu gözleri ben
kör etmiş hayaller beni ezelden
sessiz susuz eylemiş beni bahsettiğin memba-ı yaşam
ben kendimden de geçmiş bırak sınamayı
ama insanoğlu böyledir
göremez göreceğini bilemez bileceğini
ta ki elindeki kum taneleri tek tek saçılana dek
o zaman işte dostum sen ararsın kaybettiğini
sorarsın kırdığın yüreği
ama geri dönüşümü zor olur
kırdığın bu yürek ne senindir ne kırdığının
bu sadece tek olana ait olandır
ve senin bunu kırmaya hakkın yoktur.
ey sunu bilesin
her nerede en ufak hakkın varsa alırsın
ve kul yaptığı her zerre iyiliğin mükafatını görecektir
yaptığı her zerre şerrin cezasını göreceği gibi
+deli rüzgar.
Benim gibi rüzgarların ilacı bilmektir.
uçurduğumuz yaprakları yerine koyamasak ta bir daha.
ben neye sahip olmuşum ki, kalbin benim olsun.
ve sen nasıl sorarsın ki tanrıya, kar tanelerini nasıl güneşle eritirsin! diye.
hakkım helal, kalan senin olsun.
ben huzurluyum. Dilerim sen de olasın.
++kırmızı başlıklı yolcu.
biz isyan eden kullarız
tanrının isyan etsin diye yarattığı
ve meleklerden farklı kıldığı
huzurluysan diyeceğim yoktur sana
ama benden yana da hakkım helaldir
onu söylerim sana
ancak nefsimle barıştıramadım seni hala
kırılmış ve istemez laf dinlemek
huzuru bulamadım daha
zamanın kum tanelerini beklerim
belki nefsim büyür ve laf dinler diye
+deli rüzgar.
ben uzun bir yolun rüzgarıyım
nefesim daha çok akar.
daha çok yıldızlara rastlarım geceleri göklerde.
isyan etmeyi bıraktım, O'nun eliyle akarım.
bunun sonuçlarına boynumun borcu diye bakarım.
ben sadece bir enstrümanım.
zaman, senin emrinde olsun.
rüzgarlarım dinleyicin olsun.
dilerim ki huzur bulasın.
++kırmızı başlıklı yolcu.
baktığın yıldızlardaki kutup yıldızıyım
ne nefesim kalmış akan
ne gözyaşım kalmış dinen
helak olmamak içindir isyanım
tanrım beni unutmasın diye
bende vazgeçmesindir diye dir yaptıklarım
zaman emrimde olamaz
şirktir ona el uzatılamaz
hele yeminler hiç okunamaz
zamanın asıl sahibine seslenirim
bana huzuru öğretsin diye
geçliğini geçtim zor eylemesin diye
+deli rüzgar.
tanrın seni unutmaz.
ama hatırlayan iki kişiyi hatırlar.
kapıya vuranı ve kapıyı çalanı.
o yüzden dostum,
umarım ki eline hakim olasın.
Huzuru da öğrenirsin,
umudu da o vakit.
madem tecrübe ettin,
şunu bilesin
acı çektin, tahammül ettin,
alasın
bu rüzgar zor sever, zor alır yanına
ama bu gerektirir bir fırtına.
şikayetçisi çoktur dostu azdır ama,
ne nefretindendir, ne öfkesinden.
zaten taşımaz zamanın kumlarını beraberinde.
hatırlamaz kara kum tanelerini.
++kırmızı başlıklı yolcu.
amacın neydi bilemedim
kusura bakma derdini tam dinleyemedim
malum gözlerim görmez
ruhum duymaz
kalbim acıdan hissedemez olmuş
bedenim nasır tutmuş
şimdi kapatmaya giderim bu dertli gözleri
ve hala direnirim
almayı beceremediğin bu gönlü
ayakta tutmaya
dilerim düşünürsün
nasıl yaklaşacağına
böyle hiç derde derman bulmaz
söyleyeyim ben sana
ey deli rüzgar
ister taşı beni ister saç araf'a
dilediğin gibi vur dağlara
ama ölen simurg kuşları lanet eder sana
ve sunu bil
kibrin ile kalırsın baş başa
ben mecnuna yer ederken
sen dokunamazsın ona
gel bırak fırtına olma rüzgar olma
yaprakları dalından koparmaya kıyma
+deli rüzgar.
Sanır mısın ki bu şiddet kibirden hala
bu acın sağırlığımdan,
ben sana meltemleri vaad edemem.
sana yalan söylemem.
senin güzel bir gönlün var.
gönlünce yaşa güzel dostum.
ama nedendir birlikte yürüdüğün güneşe, rüzgara, aya kızmak..
"Muna" bu ise eğer, Tanırının emriyse, boynum kıldan ince.
bakarsın bir gün rabbim beni azat eder deli bir rüzgar olmaktan.
belki o gün yatışır deli gönlün.
gecen aydınlık olsun dostum.
++kırmızı başlıklı yolcu.
şiddetin bahanesi yoktur gözümde
acının marifeti olmadığı gibi
ne meltemleri isterim ne derindeki mercanları
yalan olsun varsın söylediklerin
güzel gönlümü kırmamak için sarf ettiklerin
gönlümce yaşaya bilmek içindir
kızdığım güneş, rüzgar, ve ay
acıdandır yağmur olmak istemeyişim
eğer bu 'muna' tanrı'nın emri ise
bakarsın rabbim beni de azat eder bu deli gönlümden
belki fırtına olmaz bu deli esen rüzgar
aydınlığım gece olsun
olsun ki kirlenmiş dünyayı görmeyeyim
bu kör gözlerle
+deli rüzgar.
tatlı meltemleri vermek istemem sana
ki, onlar yaranı sadece üflerler..ama aslında taze tutarlar.
sert rüzgarlarımı ama gerçekleri veririm.
ki, ben de gerçekleri dilerim.
gönül kırmamak için söylenen yalanın bahanesi yoktur gözümde.
gözyaşının marifeti olmadığı gibi.
ben merhametli değilim dostum.
ama adilim.
ki, sorarım sana nedir kusurum, nedir derdin, gel al hesabını.
ben O'nun dilediğince yaşarım.
++kırmızı başlıklı yolcu.
hal paylaşmak değildir o vakit
söylersem sana kusurunu
bulmalısın kendin o huyunu
bulduğun taktirde mükafatlanacak
esir olmaktan azat edileceksin
bulduğun o vakit geleceğim sana
allı mor yazmam ile
adaletini değil merhametini dilerim
beşinci şafttaki gibi
gölgelere geçilirim
sadece O'nun dilediği gibi yaşamak değildir marifet
O'nun dilediği gibi ölmektir
+deli rüzgar.
merhametim senindir
merhametin benim olsun.
anlayışım senindir
anlayışın benim olsun.
yoruldu bu deli rüzgar
bağışlanmak diler.
anladı lüzum yoktur deli esmeye bu yolcunun nezaretinde
huzur bulmak ister onun refakatinde.
kâfidir, artık durulacak ne vakit yolcuya rastlasın yeryüzünde.
gel merhametli ol deli yolcu
bu fırtına yürekten merhameti çıkardığın gibi,
kendi yüreğinden de çıkar.
Limonlu kekinden olmasın Özay.
Tanrım, dostun olsun.
++kırmızı başlıklı yolcu.
yaa bir daha kıymetimi bilemezsen
merhametimi yerle bir edersen
anlayışımı görmezden gelip
beni yerin dibine itersen
söz verir misin deli rüzgar
en çok sevmen gerekenin ismi ile
tekrar yüreğimi açtığımda
kırı p ortalığı geçmeyeceğine
+deli rüzgar.
sözüm sözdür, rüzgarlarım şahidimdir
Yaysınlar yeryüzüne ve gök yüzüne.
-
19.11.09
Devious Comments
Böyle satış görmedi.
Nerde kaldı sözlerin,
Ardı arkası kesilmedi.
Almayacaksan eğer,
Ne istersin armağan?
Gelmeyeceksen eğer,
Ses etmezsin caymadan?
Bidaha zor yaratır bu rüzgar senin sözünle.
Zor durur seni gördüğünde, yanından estiğinde.
Şimdi arar durasın,
Bilgelere sorasın
Çöllerde dolanasın..
Nasıl dindirilir rüzgar.
bulamadı seni bir türlü
dert vurdu gönlüne
kaçtı buz çöllerine
çekti şifayı ciğerleri
etme eyleme
kızma söyleme
hiç mi hiç gücenme
sözü sözdür sonsuzdur
canından kandır
götürecektir seni her yere
ama zamanı gelmemiştir
sabır eyle ey rüzgar
israfilin beklediği gibi
celallenme hemen
vardır bir hikmet
gelir taa derinden
--
moi=muna=zuzu
daha fazla kızı p küsmeliyim
sanırım
sırrı meydana çıkarabilmek için
--
moi=muna=zuzu
Previous PageNext Page